Yunus Emre Enstitüsü

Bir Ülke Üç Bakış

emre.ozcan@cubemedya.com'
Yazar: TR Editör

Yunus Emre Enstitüsü, dönem başkanlığını yürüttüğü Küresel Kamu Diplomasisi Ağı (GPDNet) kapsamında Seul’de düzenlenen önemli bir fotoğraf sergisine iştirak etti. İşte üç farklı vizörden seçkin fotoğraflarla Vietnam izlenimleri

Yazı: YUSUF MERİÇ

Korea Foundation’ın GPDNet bünyesinde hayata geçirdiği “Fotoğraflar ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” başlıklı kültür projesine Uzak Doğulu fotoğrafçıların yanı sıra Türkiye’den isimler de katıldı. Organizasyona Türkiye adına Yunus Emre Enstitüsünü temsilen Londra merkezimizden Alper Taşcı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli Mehmet Bayram fotoğrafçı olarak dâhil oldu. Vietnam’da gerçekleştirilen çekimler sonunda elde edilen en çarpıcı fotoğraflar, Ocak 2017’de Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen bir sergi ile kamuoyuna sunuldu. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Sayın Prof. Dr. Şeref Ateş’in açılışına iştirak ettiği serginin önümüzdeki günlerde Türkiye ve Filipinler’de de gösterilmesi bekleniyor. Biz de bu sergi vesilesiyle etkinliğe değer katan isimlerle kısa söyleşiler yaptık ve en özel fotoğraflarını .tr dergisi için seçtik.

Alper Taşcı (London Yunus Emre Enstitüsü)

Vietnam’daki fotoğraf çekme deneyiminizi nasıl tarif edersiniz?

Bir fotoğrafçı her zaman fotoğraf çekmek için uygun bir ortam bulamayabilir. İran’da, yolda yanımdan geçen birinin kamerama hafifçe vurarak bana “Burada fotoğraf çekemezsiniz.” dediğini hatırlıyorum. Kültürü, kuralları ve kısıtlamaları bilmediğim hâlde, Vietnam’dayken çekim yapmaktan kendimi alamadığımı hatırlıyorum çünkü her an o kadar cazipti ki. Kötü bir tepki, cesaretimin derinden kırılmasına neden olabilirdi. Pazar yerinde, fotoğraf çekmeye ilk başladığım yerdeki tek yabancı olarak dikkat çektim. Çocuk fotoğrafı çekmenin neredeyse imkânsız olduğu Avrupa ile karşılaştırıldığında, Vietnam bu anlamda bir cennetti. Tek yapılması gereken, gözleri ve ten tonu farklı olan bu fotoğrafçıyla gülümsemekti. Bu ülkeyi defalarca ziyaret etmeye değer çünkü pek çok konu var.

Vietnam toplumunun GPDNet fotoğrafçılarına ve projeye yönelik tepkisi nasıldı?

Projenin gerçekleştirileceği kasabanın halkına, yerel hükümet tarafından proje ve katılımcılar hakkında bilgi verildi. Güney Kore’den katılan grup ve biz fotoğrafçılar, yaklaşık iki hafta önceden geldik ve kasaba halkı bize aşina oldu. Beğenmedikleri şey bizden çok kameralarımızdı. Adlarımızı öğrenecekleri kadar yakınlaştık, ve bize dostluk gösterdiler. Öyle ki tercümanımızın yokluğunda bile iletişim kurabildik ve tercümanlar aracılığıyla sohbet ederek güvenlerini kazandıktan sonra bizi evlerine davet ettiler. Sıcak havalarda ılık su içtik ancak oralarda bu normal.

Bir fotoğrafçı grubu olarak nasıl çalıştınız?

Bizimle tanışmaya gelen yerel fotoğrafçılar bizi coşkuyla karşıladı ve ortak faaliyetlerimizi planladılar. Sanatın kendine has bir dili olduğu için, iletişim kurmada herhangi bir problem yaşamadık. Fotoğraflarımızı anlatan bir sunum yapmak için bir araya geldik. Yaşadığımız coğrafi bölgeden ve kültürlerimizden kaynaklanan farklılıklar dışında, fotoğraflarımızdaki ortak noktaları fark ettik. Bu ortak noktaları bireysel olarak nasıl yorumladığımızı inceledik. Günlük geziler düzenledik ve birlikte fotoğraf çekme şansımız oldu. Bu günlük geziler sırasında eğlenceli vakit geçirdik. Bölgeyi iyi tanımaları ve ışığı iyi kullanmaları bizim için büyük avantajdı. Bu anlamda aslında biz Vietnamlı fotoğrafçılardan bir şeyler öğrendik. İnanıyorum ki onlar da bizden teknik öğrendiler.

Gelecekteki projeler için, proje esnasında tanıştığınız fotoğrafçılarla bir araya gelmeyi planlıyor musunuz?

Projenin bitiminde, proje sırasında tanıştığım bazı Vietnamlı fotoğrafçılarla çeşitli kasabalarda buluşma ve dört gün boyunca fotoğraf çekme deneyimi yaşadım. Çok hoştu ve bu arkadaşlığın dostluğa dönüşmesine yardımcı oldu.

Bu deneyim bir fotoğrafçı ve insan olarak perspektifinize nasıl katkıda bulundu?

Vietnam’da kaldığım süre boyunca, projemizin yapıldığı bölge dışında da çeşitli konularda gözlem yaptım. Tarih, sosyal yaşam, inanç sistemleri ve eğitim gibi konuları gözlemlemeye çalıştım. Sonuç olarak birçok ayrıntıyı yakaladım ve her birinin daha öncekinden daha güzel olduğu ortaya çıktı. Bunları hem fotoğraflarımda hem de diğer ilgi alanım olan resimde de kullanabilirim. Bu yolla bir kez daha, her ülkenin eşsiz güzelliğinin yanı sıra kendi sorunlarına da sahip olduğunu fark ettim. Batılı ülkelere hem coğrafi hem de ekonomik açıdan uzak olmasına rağmen, kullandığı teknoloji seviyesini görmek şaşırtıcıydı. Ne yazık ki sıcak iklimli bir ülke olmasına rağmen soğutma ve iklimlendirme kullanımı bunun bir parçası değil. Savaşı kaybetmedikleri için dünyanın en güçlü ordularından birine karşı savaşmaları ve ağır kayıplar vermelerine rağmen, Vietnam halkı hiçbir zaman bir başkasının desteğine ihtiyaç duymadı ve her zaman başlarını dik tutabildiler.

Genel olarak “Fotoğraflar ve Vietnam’da Sürdürülebilir Kalkınma” projesi hakkındaki düşünceleriniz neler?

Ona komşu olan diğer Asya ülkeleri kadar doğal güzelliğe sahip olmasına rağmen, Vietnam’ın turistik bir destinasyon olarak yeterince takdir edilmediğine inanıyorum. Eminim, bu ve benzeri projeler, Vietnam’ın dünyadaki tanınırlığını artırmak hususunda büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Günümüzde fotoğrafçılık, yaratıcı ilgi alanlarında yazıya nispeten önceliğe sahiptir. Çeşitli ülkelerden fotoğrafçılar tarafından Vietnam’da çekilen fotoğrafların çeşitli sergiler ve yayınlar aracılığıyla sunulmaları turizm sektörünün büyümesine hizmet edecektir. Turizmle birlikte kültürel değişimi ve yeni ticaret fırsatlarını göz önüne aldığımızda, projenin önemli hedeflerinden birini gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.

Bizimle yüzünüzü güldüren bir anınızı paylaşır mısınız?

Yolda yürürken beni selamlamak, fotoğraf çektirmek isteyen genç ve orta yaşlı Vietnamlılar, beni bir pop yıldızı gibi hissettirdiler ve bu çok eğlenceliydi. Ne zaman yemekleri yemek zor gelse, bana “Ne yemek istersiniz?” diye sordular. “Deniz ürünleri.” diye cevap verdiğimde, masama deniz yılanı getirmelerini asla unutamam.

Bu projenin kamu diplomasisine nasıl katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Türkiye, Filipinler ve Güney Kore ile birlikte bu projeye katıldı ve Asya ülkelerinden hem kültürel hem de coğrafi olarak uzak bir ülke olduğu için, proje başkent veya başka bir şehirde değil, küçük bir köyde gerçekleştirildi. Bu ülke çapında daha fazla ilgi çekti ve projeye tanıklık eden ya da bunu duyan insanları gülümsetti ve onlara ciddiye alındıklarını hissettirdi. Farklı mesleklerden olan ve bizi evlerine davet eden insanlar şüphesiz projenin kamu diplomasisine yaptığı katkının bir göstergesiydi. İlk ve orta dereceli okul öğrencileri, ilgili ülkelerin (Güney Kore, Filipinler ve Türkiye) sunumlarını, yerel yönetim üyeleri ile birlikte ilgiyle izlediler ve gelecekte bu ülkelere karşı farklı bir sempati duyacaklar. Tıpkı proje boyunca birlikte olduğumuz Güney Koreli katılımcıların, Kore Savaşı sırasında onları yalnız bırakmadığımız için Türk halkına şükranlarını sunmaları gibi.

Mehmet Bayram (Photographer)

Vietnam’daki fotoğraf çekme deneyiminizi nasıl tarif edersiniz?

Geçmiş yıllarda farklı zamanlarda sanat ve sosyal sorumluluk içeren pek çok uluslararası projeye katıldım. Fakat “Fotoğraflar ve Sürdürülebilir Kalkınma” projesi farklı çünkü katılımcıların sanatlarını ve sosyalliklerini aynı anda birleştirmelerine izin verdi. Bence bu projeyi özel kılan bir şey. Hayatımın en büyük tutkularından biri fotoğrafçılıktır. Bu bakımdan, Vietnam’da geçirdiğimiz inanılmaz zaman sayesinde bu tutku daha ilginç bir hâle geldi ve ülkenin sunacak çok şeyi olduğuna inanıyorum.

Vietnam toplumunun GPDNet fotoğrafçılarına ve projeye yönelik tepkisi ne oldu?

Başlangıçtan projenin bitimine kadar tanıştığımız tüm Vietnamlılar bize çok samimi ve misafirperver davrandılar. Özellikle tanıştığımız yerliler çok nazikti. Ellerinden gelenin en iyisini yaptılar ve bize çok iyi davrandılar. Aynı dili konuşmuyor olsak da orada iyi bir amaçla bulunduğumuzu biliyorlardı ve karşılıklı küçük bir tebessüm bile onlarla iletişim kurmak için yeterliydi.

Bir fotoğrafçı grubu olarak nasıl çalıştınız?

Katılımcılar projenin ne kadar önemli ve özel olduğunun farkındaydı. Böylece herkes projeye ve programa azami dikkat ve ilgi gösterdi. İngilizce yanında, hepimiz başka bir ortak dili konuşuyorduk: Fotoğraf dili. Dolayısıyla, kısa süre içinde kolayca anlaşmaya başladık. Fotoğrafçılık deneyimlerimizle ilgili pek çok şey paylaştık. Önceden çektiğimiz fotoğrafları birbirimize gösterdik ve onların kritiğini yaptık. Program boyunca, bizim için önceden ayarlanmış farklı noktalarda hep birlikte fotoğraf çektik ve birbirimizin fotoğraf tekniklerini ve perspektiflerini görme şansımız oldu.

Gelecekteki projeler için proje esnasında tanıştığınız fotoğrafçılarla bir araya gelmeyi planlıyor musunuz?

Evet, hepimiz iyi arkadaşlıklar kurduk. Herkes birbirini ağırlamak için kendi ülkelerine davet etti. Ve hepimiz yine bir arada olmak için farklı fotoğraf projelerini sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bu deneyim bir fotoğrafçı ve insan olarak perspektifinize nasıl katkıda bulundu?

Fotoğrafçılar genellikle belirli bir stilde uzmanlaşmayı tercih ederler. Proje boyunca kendi fotoğraf stilimden farklı konuları deneyimleme fırsatı buldum ve proje sırasında tanıştığım diğer sanatçılar ve Vietnamlı fotoğrafçılar sayesinde, fotoğraf konusundaki teknik bilgimi artırdım.

Genel olarak “Fotoğraflar ve Vietnam’da Sürdürülebilir Kalkınma” projesi konusundaki düşünceleriniz neler?

Benim için; öğrenme ve keşifle dolu ve diğer ülkelerden harika insanlarla tanışma fırsatı sunan bir projeydi. Hayatım boyunca unutamayacağım.

Bize sizi gülümseten bir anınızı anlatabilir misiniz?

Evet, projeyle ilgili birçok anı var ama bunlardan biri gerçekten güzel.

Ziyaret ettiğimiz köydeki çocuklar başlangıçta bize karşı çok utangaçlardı ancak çok kısa bir sürede birbirimize alıştık. Onlarla futbol oynamam için beni sahile çekiyorlardı. Köydeki son günümüzde bana deniz kabuğu hediye ettiler. Çok duygulanmıştım.

Bu projenin, kamu diplomasisine nasıl katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Bu proje, bir ulusun ideallerini, kültürünü ve politikalarını anlamaya teşvik ediyor ve böylece hükümetin dış politika hedeflerini sürdürmesini kolaylaştıracak olumlu bir ortam yaratmayı amaçlıyor.

Gihuh Noh (Photographer)
Vietnam’daki fotoğraf çekme deneyiminizi nasıl tarif edersiniz?

Vietnam’daki gökyüzü berrak ve genişti. Fotoğraf çekmek için iyi hava koşulları vardı. Havadan fotoğraf çektim. Droneları yüksekten ve uzakta uçurabildim. İnsanlar nazikti. Faaliyetlerimizle empati kuruyor gibilerdi. Program farklı olduğu için diğer ülkelerden fotoğrafçılarla çalışmadım. New York City ve köye gittim ve hava fotoğrafları çektim. Vietnamlılar dronelara hayran kaldılar. Kore’ye bir giriş ile köylüleri fotoğraflar konusunda eğittim.

Vietnam toplumunun GPDNet fotoğrafçılarına ve projeye yönelik tepkisi nasıldı?

Vietnamlı çocuklar kameraya saflıkla baktılar. Ben sadece deklanşöre basıyordum. Özel bir poz gerektirmeden iyi fotoğraflar çekildi. Bir kentin panoramik fotoğrafını çekerken insanlar evlerinden çıktılar ve çekim sırasında işbirliği yaptılar.

Bir fotoğrafçı grubu olarak nasıl çalıştınız?

Başka zamanlarda diğer fotoğrafçılarla etkileşim içine girmedim. Ne çekeceklerini sürekli hayal ettim. Kore’den gelen resmimi, çeşitli ülkelerden fotoğrafçılar kadar hayal ettim.

Bu deneyim bir fotoğrafçı ve/veya insan olarak bakış açınıza nasıl katkıda bulundu?

Güneydoğu Asya’ya ilk ziyaretimdi. Kore’de bazı Güneydoğu Asyalı arkadaşlarım vardı. Hikâyelerin ve araştırmaların örtüştüğünü düşündüm. Güneydoğu Asya ülkelerinin mitleri şaşırtıcı derecede ilginçti. Bir Asyalı olarak daha çok ilgileneceğim. Ve küreselleşme çağında sıradan insanın bir resmini çekmeye çalışacağım.

Bu projenin kamu diplomasisi kavramına nasıl katkıda bulunduğunu düşünüyorsunuz?

Vietnamlı fotoğrafçıların eserlerini gösterdim ve bunlar üzerine konuştuk. Gördüğümüz renk ve ışık farklıydı. Vietnam fotoğrafları çektik. Köydeki duvar resimleri arasında gezinirken, Vietnam basınına ve insanlara maruz kaldık. Fotoğrafçılık sürecin bir parçasıydı. Bunlar her ülkenin kilit bölgelerinde, sergiler aracılığıyla daha fazla insana gösterilecek.