Röportaj

Dünyada Nerede Izdırap Varsa Türk Kızılayı Orada

siracel@gmail.com'
Yazar: tr Dergisi

“Tam 148 yıldır din, dil, ırk ayrımı yapmadan Afrika’dan Asya’ya, Balkanlardan Orta Doğu’ya kadar ihtiyaç sahibi herkese yardım ulaştırıyoruz.” diyen Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ile konuştuk.

Kızılay ile yollarınız ilk ne zaman ve nasıl kesişti?

Aslında ben bu soruyu “Kızılay ile yollarınız ne kadar zaman ayrı kaldı?” şeklinde almak istiyorum. Zira bizim kuşak için Kızılaycılık çok otomatik, kendiliğinden başlayan bir süreç olurdu. Hemen hemen herkes ilkokulda Kızılay kolu ile temas kurardı. Zira koridorda, bahçede düşüldüğünde ecza dolabını Kızılay kolu açardı. Hepimizin Kızılay ile ilk teması o yara bantlarıdır aslında. Sonra Kızılay ile yollarımız bir süre ayrı kaldı. Eğitim hayatı, iş hayatının başları derken asıl ve yeniden bir araya gelmemiz, 2004 yılında Bayrampaşa Şubesine üye olarak yazılmamla başladı. Biliyorsunuz ki yardım etmek bir gönül işi. Yardım faaliyeti yürüten birçok sivil toplum kuruluşuyla çeşitli faaliyetlerde bulundum. Kızılaydan önce Yeryüzü Doktorları Derneğinin Genel Başkanlık görevindeydim. Dolaylı olarak Kızılayın daha çok yurt dışında gösterdiği faaliyetlere tanık oldum. 2015 yılında başlayan Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcılığı görevim sonrasında ise 4 Nisan 2016’da gerçekleştirdiğimiz Türk Kızılayı Olağan Genel Kuruluyla Genel Başkanlık görevime başladım.

Kuruluşu bir asrı geçen Kızılay dünyaca tanınan bir Türk vakfı, Kızılayın başkanı olmak nasıl bir sorumluluk gerektiriyor?

Ülkemin ve milletimin çıkarlarını korumak benim için ön sırada yer alıyor. Bu önceliğimi Kızılaydaki görevimde de uyguluyorum. Elbette Kızılaya hizmet etmek büyük sorumluluk ve özveri istiyor. Aynı zamanda kutsal bir görev demeliyiz. Dünyada söz sahibi olan bir kurumun başında olmak gurur verici. İhtiyaç sahiplerine yardım etmenin verdiği tatmin ise tarif bile edilemez. Ancak Kızılay, faaliyetlerinin çoğunu yardımseverlerimizden aldığı bağışlarla gerçekleştiriyor. Bu nedenle ağır sorumluluk altındayız. Gayrimenkulünü bağışlayan, kurban vekâletini veren, zekâtını teslim eden ve diğer bağış kanallarından maddi destek veren kişi bunların yerine ulaşmasını, faydalı işlerde kullanılmasını istiyor. Kızılaya güveniyor ve inanıyor. Bizim bu inanca sahip çıkmamız gerekiyor, o şekilde davranmalıyız. Bu nedenle yapılan her işi süzgeçten geçirmeli, aynı zamanda kalben de değerlendirilmeliyiz. Bu nedenle her faaliyetimizi ince eleyip sık dokuyarak yerine getiriyoruz. Çünkü ihtiyaç sahiplerine eşit olarak yardım götürmemiz gerekiyor. Bir ihtiyaç sahibinin vebalini almak bizim için çok korkutucu. Bize verilen her kuruşun ağırlığını da üzerimizde hissediyor ve sorumluluğumuzun bilincinde olarak halkımızın bize verdiği emaneti layıkıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz.

Kızılaya hizmet etmek büyük sorumluluk ve özveri istiyor. Aynı zamanda kutsal bir görev demeliyiz. Dünyada söz sahibi olan bir kurumun başında olmak gurur verici.

Kızılay, 10-15 yıl öncesine kadar hantal bir devlet kurumu görüntüsü verirken bugün dinamik bir sivil toplum kuruluşu kimliğine sahip. Kurumdaki değişim nasıl gerçekleşti?

Birçok alanda faaliyet gösteren, milyonların yarasına merhem olan Kızılay, üzerine düşen görevi en iyi şekilde yaptığı için bugünkü gücüne ulaştı. Ayrıca Türkiye’nin en köklü yardım kuruluşu ve ulusal dernek olmamız da bize birtakım görevler yüklüyor. 148 yıl önce askerlerin yarasını nasıl sardıysak, hastalara nasıl şifa dağıttıysak, bugün şartlar ne gerektiriyorsa onları yapıyoruz, yapmaya da devam ediyoruz. Geçmişte yaşananlardan yola çıkarak Kızılay bir yeniden yapılanma süreci yaşadı. Çağın gerekliliklerine uygun olarak sürekli bir güncellenme içerisindeyiz. İyi yetişmiş insan kaynağına ciddi yatırımlar yapıyoruz. Afet Lojistik Merkezlerimizi ve depolarımızı çağa uygun tutuyoruz. İhtiyaç sahiplerinin kullanımına sunduğumuz afet malzemelerini dünya standartlarının üzerine çıkardık. Afet dönemlerinde dünyanın dört köşesiyle uydu teknolojilerini kullanarak kesintisiz iletişim kurabiliyoruz. Hava lojistik köprülerinin oluşturulması için Türk Hava Yolları ile iş birliği anlaşmaları yaptık. Afet operasyonlarının yanı sıra geliştirdiğimiz sosyal yardım modellerini uyguluyoruz. Tüm bu yatırımların ve işlerin sonucunda da Kızılay bugünkü gücüne ulaştı.

Dünyada bilinirliği açısından Kızılay-Kızılhaç çalışmalarından bahseder misiniz? Ülkemiz için insani yardımlar ne anlama geliyor?

Devletimizin gücüyle doğru orantılı olarak Kızılay da güç kazanıyor. Hemen her alanda olduğu gibi insani yardım alanında da dünyaya örnek bir ülkeyiz artık. Millî gelirine oranla en çok dış yardım yapan ülkeler sıralamasında birinciyiz. Bu yardımlar içinde Türk Kızılayının önemli bir yeri ve rolü var. İnsanlar acı çekerken, bir dilim ekmeğe muhtaçken, savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi verirken bizim sessiz kalmamız mümkün değil. Devletimiz tüm bunlara nasıl sessiz kalmıyorsa, devletinin yanında olan Türk Kızılayı da benzer bir refleks gösteriyor.

Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Federasyonunda da yönetim kurulu üyeliği yapıyoruz. Yardım konusunda yapılan her tartışmanın, verilen her kararın içinde biz de varız. Gücümüz ise şuradan geliyor; Tüm dünya biliyor ki Türk Kızılayı din, dil, ırk gibi hiçbir ayrım yapmadan sadece bir insanın ihtiyacı olup olmadığına bakarak yardım yapmaktadır. Afrika’dan Asya’ya, Balkanlardan Orta Doğu’daki ihtiyaç sahiplerine kadar herkese yardım ulaştırmaktadır. Bu da haklı bir itibar getirmektedir. Hedefimiz ise federasyon başkanlığı. Bu konuda da çalışmalara başladık. Ülkemizde düzenlenecek olan önümüzdeki seçimde ise federasyon başkanlığına adayız.

Son yıllarda Kızılayın kan ya da yardım toplama noktalarında yoğun bir ilgi göze çarpıyor. Halkın bu teveccühünü neye bağlıyorsunuz?

Kızılay, dünyanın en büyük ve en önemli yardım kuruşlarından biri. Kurulduğu günden bugüne de gerçekleştirdiği yardım faaliyetleriyle adından hep söz ettiriyor. Bütün faaliyetlerimizi de hesap verilebilir bir anlayışla ve yöntemle gerçekleştiriyoruz. Güven duygusunu sözle değil faaliyetlerimizle inşa ediyoruz. Bize bağışlarını emanet eden yardım severlerimizin sayısı da benimsediğimiz şeffaflık anlayışı sayesinde her geçen gün artıyor. Çok şükür ki bize destek olan bağışçılarımızın artışı doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Verdiğimiz güven kan bağışı rakamlarına da yansıyor. Çünkü Kızılay, 2005 yılından beri yürüttüğü Güvenli Kan Temini programı sayesinde vatandaşların kapı kapı dolaşarak kan aramasına gerek bırakmadı. Biliyorlar ki kan lazım olursa Kızılay hemen yetişir. Ülkemizin ihtiyacı olan kanın neredeyse tamamını biz karşılıyoruz. Düzenli kan bağışı yapılmasının hayati önemini sürekli olarak faaliyetlerimizle vurguluyoruz ki sadece ihtiyaç anında kan bağışı yapılmasın. Halkımız da ülkemizin tek ulusal ve başarıdan başarıya koşan derneği olan Kızılayı yakından takip ettiği ve sahiplendiği için desteğini bizden esirgemiyor.

Kızılay dendiğinde aklımıza savaşlar ve afetler sonrası sosyal yardımlar geliyor. Bunun dışında çalışmalarınız olduğunu da biliyoruz. Bahseder misiniz?

Ülkemizin ihtiyacı olan kanın tamamını karşılamak için titiz bir çalışma yürütüyoruz. İhtiyaç sahibi milyonlarca insana sosyal yardımda bulunuyoruz. Gençlerimize yurt hizmeti veriyoruz, kamplarımızda misafir ediyoruz. Yaşlılarımıza, engelli kardeşlerimize, kimsesizlere destek oluyoruz. Hastanelerimizde şifa dağıtmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin en güçlü markası Kızılay Madensuyu’nu yurt içi ve yurt dışı pazarlarına gönderiyoruz. Yurt geneline yayılmış 700’e yakın şubemiz sayesinde daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşıyoruz. Türk Kızılayı bünyesinde faaliyetlerini yürüten aşevleri, yaşlı konukevleri, giyim yardım merkezleri, kimsesizler evlerinden ihtiyaç sahiplerinin yararlanmasını sağlıyoruz. Halkımızın kurban vekâletlerini sadece yurt içinde değil, yurt dışında da fakirin sofrasına taşıyoruz. Sosyal refahın sağlanmasına destek amacıyla “Zekât Şartlı Bağış Projesi, Vekâletle Adak Kurban Kesimi ve Dağıtımı, Sevgi Bohçası Projesi ve Kızılay Kart Projesi” çalışmalarımızla ulusal sosyal yardım projelerini de devam ettiriyoruz. İhtiyaç sahiplerine ulaşmak ve gözyaşlarını dindirmek için yeni projeler de geliştiriyoruz, gece gündüz demeden çalışıyoruz.

Uluslararası yardım çalışmalarınızla ilgili bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Her nerede ızdırap varsa Türk Kızılayı orada olmaya çalışıyor. Bu bizim için bir zorunluluk değil, çalışma sistemimizin bel kemiğidir. Somali’de, Filistin’de, Myanmar’da, Nepal’de, Bangladeş’te, Pakistan’da, Filipinler’de, Afganistan’da, Bos-na-Hersek’te ve daha birçok coğrafyada yürüttüğümüz insani yardım operasyonları dil, din, ırk, millet, cinsiyet ayrımı gözetmeme ilkemizin bir gereğidir.

Kısacası, bu coğrafyalarda bizim varlığımızın bir anlamı var. Bağışçılarımızın, destekçilerimizin ve devletimizin beklentisi de bu yönde. Değişen dünyada Türk Kızılayı olarak biz de yeni kapılar aralamalıyız, uluslararası yardımları daha çok art-tırmalıyız. Son yıllarda bizi gündeme daha çok taşıyan bu insani yardım çalışmaları bu düşüncenin eseri. Şunu bir kez daha vurgulamak istiyorum: Türk Kızılayı önümüzdeki yıllarda daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmak için çalışacak. Buna hem gücümüz hem de operasyonel kabiliyetimiz imkân verir durumda.

Hız kesmeden devam ettiğimiz uluslararası yardım çalışmalarımıza bir yenisini daha ekledik ve “Güney Sudan, Yemen ve Doğu Afrika’nın Umudu Ol” sloganıyla bir bağış kampanyası başlattık. Doğu Afrika’da şu anda açlık, kıtlık ve özellikle Yemen ve Güney Sudan’da çatışmalar nedeniyle çok büyük bir insani kriz yaşanıyor. Oralara sadece havadan gıda ve insani yardım ulaştırılabiliyor ve açlıktan ölümler başladı. Herhangi bir şekilde sağlık hizmeti alamayan insanlar, ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya. Doğu Afrika’ya, özellikle kuraklığın yoğun yaşandığı Somali, Etiyopya, Cibuti gibi ülkelerin bulunduğu bölgeye, Güney Sudan ve Yemen’e yönelik olarak çok acil bir şekilde çalışmalarımıza başladık. Yardım uçaklarımız ve gemilerimiz insani yardımları burada muhtaç olan insanlara en hızlı şekilde taşıyacak. Öncelikli olarak ilaç ve gıda malzemesi gönderilmesi, sağlık ekipmanı, su ve hijyen kitleri temin edilmesi, ihtiyaç duyulan bölgeler için barınma desteği ve geçimlik malzeme sağlanması gibi çok boyutlu acil insani yardım destekleri üzerinde çalışıyoruz. Bu uzun sürecek bir kriz, dolayısıyla bizim bu farkındalığı kamuoyunda yüksek seviyede tutmamız gerekiyor. İhtiyaçların karşılanması için bu seferberlikle insanların ölüm girdabından kurtulabilmesi için yardımcı olmaya çalışacağız. Bunun içinde yardımseverlerin desteğini beklediğimizi sizin aracılığınızla söylemek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri ile Türk Kızılayının 2017 de İslam İşbirliği Teşkilatına (İİT) üye 57 ülkenin yardım kuruluşlarının birleştirmesi gündeme gelmişti. Bu proje hangi aşamada?

Kızılaylar Birliği çalışmalarına ülkelerle yaptığımız görüşmeler neticesinde devam ediyoruz. Türk Kı-zılayı olarak iki dönemdir, 191 ülkenin üyeliği bulunan Uluslararası Kızılay Kızılhaç Dernekleri Federasyonunun Yönetim Kurulu üyeliğini yapıyoruz. Kızılay, bu birikimiyle oluşacak Kızılaylar Birliği yapısına ciddi katkılarda bulunabilecek. Türk Kı-zılayının hâlihazırda yürüttüğü bölgesel ve küresel iş birliği anlayışını geliştirecek bu birlik ile Kızılaylar güç birliği yaparak yeryüzünde daha fazla mağdura yardım ulaştırma imkânı bulacak. Kızılayımızın Onursal Başkanı da olan Cumhurbaşkanımızın önerileri ile Kızılayın daha etkin iş birlikleri yönündeki çabaları hız kazanacak. Öneriyi dile getiren Sayın Onursal Başkanımıza tüm mazlumlar adına bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

Şâ Doğu Afrika’ya, özellikle kuraklığın yoğun yaşandığı Somali, Etiyopya, Cibuti gibi ülkelerin bulunduğu bölgeye, Güney Sudan ve Yemen’e yönelik olarak çok acil bir şekilde çalışmalarımıza başladık.

Yazar Hakkında

siracel@gmail.com'

tr Dergisi

Yorum Ekle