Gündem

Ön söz

Yazar: TR Dergisi

Sevgili okuyucular,

Dergimizin bu sayısında, dünyada sayılı yere sahip ama keşfedilmeyi bekleyen Türk mutfağını farklı konularla ele alıyoruz. Mümbit Anadolu coğrafyası, binlerce yıllık beraber yaşama kültürünü bir araya getirerek yoğurduğu çok derin bir mutfak kültürünü barındırıyor. Zengin bir geçmişe sahip Türk mutfağı, geçmişten aldığı birikimiyle modern Türkiye’nin tat zenginliğini dünyanın beğenisine sunuyor.

Yemeğin mutluluk veren ve insanları bir araya getiren özelliği ile kadim geleneğimiz olan “Sofra”yı yurt dışında kurarak Türk mutfağının zengin lezzetlerini tanıtmayı istiyoruz. Hayatın her alanında büyük bir geleneğe sahip Türk mutfağının hikâyesini, paylaşma kültürünün en güzel yaşandığı yerlerden biri olan Türkiye’nin sofra kültüründen ilham alarak anlatıyoruz.

Asya steplerinden Anadolu’ya uzanan ve etkileşimde olunan kültürlerle birlikte zenginleşen mutfak mirasımızın farklı renklerini okuyucularımızla paylaşıyoruz. Bu coğrafyada zirveye çıkan Türk mutfağı mirasının temsilcisi olan günümüz Türkiye’sinde, topraktan masaya giden yemeğin öyküsünü farklı yönleriyle ele alacağımız özel dosyayı bu sayımızda sizlerle paylaşıyoruz.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına gastronomi alanında 2019’un son aylarında dâhil olan Afyonkarahisar’ı; Türkiye’nin coğrafi işaretli lezzetlerini; Gaziantep’in baharat kokulu çarşılarını ve her yıl düzenlenen Türkiye’nin önemli lezzet festivallerini anlatacağımız dergimizin bu sayısında ayrıca egzotik bir sebze olan enginarın Türk mutfağına girişini siz kıymetli okuyucularımızla buluşturuyoruz.

Türkiye’nin sahip olduğu arkeolojik zenginliğin yurt dışında daha fazla tanınması adına 2019 yılı Göbeklitepe yılı olarak anıldı. Dünya tarihinde ciddi değişikliğe yol açan bu büyük keşfin akademik camialarca daha fazla tartışılması ve hakkında daha fazla araştırma ve eser üretilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Göbeklitepe’nin dünya açısından önemini farklı bir bakış açısıyla irdelediğimiz önemli bir makaleye dergimizin bu sayısında yer veriyoruz.

Arkeolojik miras açısından dünyanın en önemli bölgelerinden biri olan Türkiye’nin sayısız kazı alanıyla yeni keşiflere doğru gittiğini düşünüyoruz. Arkeolojik mirasın gün yüzüne çıkarılması kadar korunup gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması da oldukça önemlidir. Türkiye’deki arkeolojik mirasın en iyi şekilde korunduğu ve tanıtılması adına çalışmalar yürütüldüğü bir gerçektir. Bu nedenle Türkiye’nin tanıtımında konsept olarak son yıllarda arkeolojik miras öne çıkarılmakta. Bunun bir tezahürü olarak da 2020 yılı Patara Yılı ilan edildi. Bu eşsiz mirası yerinde görmek için sizi de Türkiye’ye davet ediyoruz.

Bu sayıyı da keyifle okuyacağınızı umuyor, herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

 

Yazar Hakkında

TR Dergisi

Yorum Ekle