Sanat

Osmanlı Mizahı Kosova’da

PRİŞTİNE YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ’NDE AÇILAN OSMANLI MİZAH GAZETELERİ SERGİSİ YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR. 1870 İLE 1922 TARİHLERİ ARASINDAKİ MİZAH ANLAYIŞINI GÖZLER ÖNÜNE SEREN ETKİNLİK, 31 MAYIS 2015’E KADAR DEVAM EDECEK.

Kosova’nın kültür şehri Priştine Yunus Emre Enstitüsü’nde açılan sergide, Osmanlı yayın dünyasındaki mizah anlayışını gözler önüne seren toplam 67 eser yer alıyor. Balkanlı gazeteci, yazar ve mizah ustalarının buluşma adresi haline gelen organizasyonu ziyaret edenlerden biri de Kosova Karikatüristler Derneği Başkanı Agim Krasniqi oldu. Etkinliğe arşivi ve eserleriyle katılan Türk karikatürünün önemli isimlerinden Alperen Köseoğlu da “Osmanlı Mizah Gazeteleri” hakkında bir konferans verdi. Köseoğlu’nun etkinlik kapsamındaki konuşmasından bir bölüm sunuyoruz sizlere:

“Türkiye’nin Cumhuriyet dönemini aşan bir mizah geçmişi var. 1870’li yıllardan günümüze 850’den fazla süreli yayın mevcut. Mizah, Osmanlı geleneğinde ve öncesinde hep olan bir şeydi. Keloğlan, Nasreddin Hoca, Karagöz ile Hacivat, hatta öncesinde Dertli ile Garip…

1830’lu yıllarda Şinasi birkaç gazete çıkardı. 1850’de Meruh ve Boşboğaz gazetesi yayınlandı. Bunlar ilk denemelerdi ve Osmanlıca değil Ermeniceydi. Karikatür ise Osmanlı basınına 1860’larda geldi. İstanbul ve Terakki isimli günlük gazetelerde yayımlandı. İlk mizah gazetesinin çıkışı ise 1870’te gerçekleşti. Bunu çıkaran da Kayserili bir Rum olan Teodor Kasap’tı. Tesadüfen tanıştığı bir Fransız subayı vasıtasıyla Paris’e giden ve orada eğitim alan Kasap, 1870’li yıllarda tekrar İstanbul’a dönerek Diyojen gazetesini çıkardı. Böylece Osmanlı mizah basının tarihi başlamış oldu. Sonra Kahkaha gazetesinde ilk Türk karikatüristi Ali Fuat Bey’in çizimlerini görüyoruz. O güne kadar daha çok gayrimüslimler karikatür çiziyordu. 1908-1912 döneminde 200’den fazla yayın göze çarpıyor. Bunların 105’i mizah gazetesi. Bu, o zamanlar mizah geleneğinin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. Bunlar genelde iki yaprak halinde yayımlanan dergilerdi. Ancak sekiz sayfa çıkan gazeteler de oldu. Çoğu gazete o günün baskı teknolojisine bağlı olarak siyah – beyazdı. Bununla birlikte Davul gibi renkli basılan, Avrupai düzeyde yayımlanan dergiler de vardı. Eşek isimli gazetenin ise 25 binlik tiraja ulaştığı biliniyor. Bu dergilerin yayıncılarına baktığımızda Türk edebiyatından önemli isimleri de görüyoruz. Hüseyin Rahmi, Boşboğaz isimli dergiyi çıkarmış. İncili Çavuş isimli dergide ise Mahmut Nedim’in imzası var. Karikatürler geçmiş dönemler hakkında iyi bir kaynaktır. Aynı zamanda bir aynadır.”

Yazar Hakkında

Bülent Üçpunar

Yorum Ekle